-
Betül AŞICI
Tarih: 08-02-2026 17:40:00
Güncelleme: 08-02-2026 17:40:00
Kahve Molası
ŞALVAR DAVASI
Ben köşemin adını "kahve molası" koyduğunda düşüncem şuydu; dünkü yazımda da paylaşmıştım: kahve tadında, muhabbet tadında paylaşımlar olsun istedim. Kalemi elime aldığımda –şu an olduğu gibi– mutlaka masamın üstünde kahvem hazır olur ve kahvemin eşliğinde bu yazıları kaleme alırım.
Ama artık kahvenin tadını gerçekten "acı kahve" olarak bize tattırmaya ant içmiş insanlar yine gündemimizde. Evet, sizlerin de sosyal medyadan bugün takip ettiğinize inandığım bir olay var: Eskişehir'in Mihalgazi Belediye Başkanı Sayın Zeynep Akgül, tamamen dış görünüşünden ve giymiş olduğu kıyafetlerden dolayı hakarete uğramıştır.
Artık lütfen; çocuklardan, kadınlardan ellerinizi, eteklerinizi çekin. Dış görünüş sizler için bu kadar önemliyse, dış görünüşü gayet güzel olan insanların yaptıkları bugün dünya gündeminde. Bunu kimse küçümsemesin. Her şey dış görünüşle oluyorsa, o zaman bu olanların suçlusu kim? Sebebi ne? Sonucu ne?
Bir de işin ilginci, bu hakareti savuran, söyleyen şahıs, kendisi bir siyasi parti kurucularından. Savundukları ilkeler arasında… Ben hemen kendi şahsi fikrimi söyleyeyim: Benim inancımı, kültürümü, değerlerimi, geçmişimi hiçbir siyasi parti benim adıma kalıba sokamaz. O benim vatan sevgim, o benim bayrak sevgim asla bir siyasi partinin altında olamaz. Ben bunu yıllarca söylemişimdir ve bunu asla kabul etmiyorum.
Zaten söz konusu siyasi partinin adı altındaki söylemleri ve kendi savundukları siyasi görüşleri, şu an o kişinin söyledikleriyle çok tezat oluşturuyor. Her şeyden önce, milliyetçiliğe önem verdiğini ön planda tutan bir siyasi parti kurucusunun bu şekilde hitapta bulunması, çok amiyane –yani çok hoş olmayan– tabirler kullanması kabul edilemez.
Unutmayalım ki, eğer bizler bugün bu ülkede yaşıyorsak, zamanında Çanakkale'de mermi taşıyan ninelerimiz şalvarlıydı. Sakarya'da mermi taşıyan nenelerimiz şalvarlıydı. Erzurum'da mermi taşıyan ninelerimiz şalvarlıydı. Kimse bunları inkâr edemez. Eğer siz bunları kabul etmiyorsanız, siz bu ülkenin evladı değilsinizdir. Ben sizin geçmişinizden şüphe ederim.
Önce sizi bir sorgulamak gerekir: Gerçekten savunduğunuz, inandığınız ilkeler doğrultusunda yaşamayı hedef mi haline getirdiniz, yoksa bunu bir paravan olarak mı kullanıyorsunuz? Önce siz, gerçek kişiliğinizi bir ortaya koyun.
Eminim, geçmişe baktığımızda, eğer gerçekten bu vatanın bir evladıysanız, sizin de nineniz şalvarlıydı. Sizin de büyüklerinizin başında o örtüler vardı. Eğer "yok" diyorsanız, siz bu ülkenin evladı zaten olamazsınız.
O yüzden, siyasi kimlikleri, böyle yakışıksız, yersiz, amiyane ve hakaret içeren tabirleri insanların üzerine mal ederek kendinize prim yapmaktan vazgeçin. Bir şey elde edemezsiniz. Çünkü bu ülkede yaşayan insanlar artık neyin ne olduğunun çok farkındalar.
Bakın, "siz" demiyorum; senin gibi zihniyette olanlarla yolumuz bir yerde mutlaka kesişecek. Nerede kesişecek biliyor musunuz? İstanbul Bilecikliler Derneği Kadın Kolları mensubuyum ben, aynı zamanda. Önümüzde bir siyasi seçim var, ilk uğrak yeriniz derneğimiz olacak ve işte orada beni bulacaksınız.
Onun haricinde, muhabirliğini yaptığım Yeni Söz Gazetesi olarak geçenlerde sizin partinizin programındaydım. Siz bu sözleri sarf etmeden önce, keşke o zaman sarf etseydiniz de başkanınıza, ben bu sözlerin nedenini, gerekçesini açıklamasını sorma fırsatı bulsaydım.
Ama bu iş burada bitmiyor. Dediğim gibi, sizlerle yolumuz bir yerde mutlaka kesişecek. Ama orada veya burada, bunlar böyle havada kalmayacak. Havada kalacak sözler değil. Herkes haddini bilecek, hududunu bilecek. Kimsenin özeline, kimsenin şahsına, kendi egosunu tatmin etmek amaçlı saldırılarda bulunamaz; bu kimsenin haddine düşmez.
Eğer insanlar sizi dış görünüşünüze göre yargılamıyorsa –ki bu kimseye düşmez– sizin de böyle bir hakkınız yok. Hele yargıladığınız görünüm, tamamen kültürümüzden gelen bir geçmişimiz ise, sizin zaten o tarihte işiniz yok.
Artık olay öyle bir hâle geldi ki, trajikomik bir duruma dönüştü ve resmen "şalvar davasına" döndü. Hani filmlerde izlerdik, gülerdik… Demek ki gerçek hayatta da bu tür tuhaflıklar yaşanabiliyormuş. Artık lütfen kadınlarımızı rahat bırakın; iş yapabilen, bu meziyete sahip kadınlarımızı
rahat bırakın.
asicieminebetul@gmail.com
- KAHVE MOLASI: DENİZ DERYA OLMUŞ
- KAHVE MOLASI: KEŞKE DEMEDEN
- KAHVE MOLASI: VEFASİZMİYİZ!
- KAHVE MOLASI: BUGÜN BABA OLDUM
- KAHVE MOLASI: BAYRAM GELDİ EVİMİZE
- KAHVE MOLASI: KADIN KADIN OLALI
- KAHVE MOLASI: HERŞEYE RAĞMEN BEN BİR KADINIM
- KAHVE MOLASI : İftar israf olmasın
- KAHVE MOLASI: HAYATIMIZ DİZİ OLMUŞ
- KAHVE MOLASI : HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN
- KAHVE MOLASİ : BOŞA GİDEN EMEKLERİMİZ
- KAHVE MOLASI:KOPSUN KIYAMET