içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KAHVE MOLASI: KADIN KADIN OLALI

 

 

Yarın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Biliyorum, biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz. Ama içimde bir sızı, bir ukde var ya; keşke... Keşke sadece "Emekçi Kadınlar Günü" olsaydı. Evet, sadece emekçi! Ne o çilekeşlik, ne o kurban psikolojisi... Sadece alın teri döken, üreten, var olan kadınların günü olsaydı. Ama bakın şu dünyanın haline; hâlâ o ilkel benlikler yüzünden diri diri toprağa gömülen kız çocukları var! Hâlâ bizim özendiğimiz o "modern" Avrupa’da, kadınlar pazarlarda eşleri tarafından satılıyor, hem de "istemiyorum" dedikleri erkeklere "lütfediliyormuş" gibi sunuluyorlar. Bu mu medeniyet? Bu mu gelişmişlik?

 

Daha bitmedi! Dünyanın dört bir yanında, yerel kabilelerde kadınlara yapılan manevi işkenceler, zulümler... Bunları görmezden mi gelelim? Yok sayalım mı yani? Geçelim... Gelelim bizim topraklarımıza, bizim acımıza... Yıllarını verip okulları bitiren, vatanı için gençlere ışık olmaya hazırlanan öğretmenlerimiz var. Kadın öğretmenlerimiz. Onlar ki birer melek, birer umut... Ama ne yazık ki insanlıktan nasibini almamış mahlukatlar tarafından katlediliyorlar. Hangi vicdan kaldırabilir bunu? Söyleyin!

 

Her genç kız hayal kurar değil mi? Mutlu bir yuva, sevgi dolu bir eş, huzurlu bir yaşam... Ama adım atar atmaz mutsuzlukla karşılanıyorlar. İnsanlık dışı muameleler, şiddet, katledilmek... Hem de eşleri tarafından, anneler tarafından? Sonra çıkıp bir de bahaneler üretiliyor: "Geç saatte sokakta ne işi vardı?" "Şort giymiş." "Şalvar giymiş." Ne fark eder? Ne giydiğinin, saat kaç olduğunun ne önemi var? Tacizin, tecavüzün, cinayetin bahanesi mi olurmuş? Olmaz! Ama maalesef bu zihniyet var oldukça, kadınlar bavullara konulup çöplere atılıyor, camlardan aşağı fırlatılıyor. Kızlarımız, bacılarımız, analarımız...

 

Oysa tarihe bir bakın! Kadınlar kimler? Dünyalara hükmetmiş, imparatorluk kurmuş, yıkmış... Bu iş kadın erkek işi değil, bu iş yürek işidir! Yüreği olanın, vicdanı olanın işidir. Kadın olmak bu değil! Sizi doğuran, büyüten, okutan, adam eden o kadınların sonu bu olmamalı! Ataerkil bir toplumuz diyerek erkekliğin gücünü, üstünlüğünü sanan o zavallı zihniyetler, biraz tarihten ibret alsınlar! Onurlu duruşuyla, dik başıyla, kendi ayakları üzerinde dimdik durabilen bir kadın, o egoları şişkin kişiliksiz tiplerle kıyaslanabilir mi? Asla! Kıyaslanamaz bile! O kadın bir çınardır, onlar ise birer kuru yaprak...

 

İşte 8 Mart... Aslında böylesine anlamlı bir gün. Ama keşke diyorum, keşke bunların hiçbiri yaşanmasaydı da biz bu güzel günü davullarla, zurnalarla, sevinçle kutlasaydık. Ama yine de... Yine de inadına kutlayacağız! İnadına!

 

Kendi ayakları üzerinde durmuş, hayat mücadelesini onurlu bir şekilde vermiş, alın teriyle var olmuş tüm kadınlarımıza selam olsun! Binlerce selam olsun!

 

Ve katledilen kadınlarımızın, kızlarımızın, şehit öğretmenlerimizin mekânları cennet olsun. Ruhları şad olsun. Onlar bizim onurumuz, bizim yüreğimiz, bizim geleceğimiz...

 

Kadınlar Günümüz kutlu olsun mu? Hayır! Kutlu falan değil! Ama direnişimiz, umudumuz, mücadelemiz kutlu olsun! Var olun!

asicieminebetul@gmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum