içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

KAHVE MOLASI: HERŞEYE RAĞMEN BEN BİR KADINIM

KAHVE MOLASI

 

Herşeye rağmen KADINIM...

 

Bu ülkede yine bir kadın cinayeti! Yine kan akıyor, yine can gidiyor! Ne yazık ki, bir kez daha “maalesef” demek zorunda kalıyoruz. Bir öğretmenimiz daha şehit oldu! Bir can daha söndü! Bir öğretmen, bir anne, bir evlat, bir yol gösterici… Daha ne kadar sönecek bu canlar, daha ne kadar akacak bu kan?!

 

Bu ülkede kadın olmak gerçekten bu kadar mı zor, söyleyin?! Her sabah uyanıp yaşama tutunmaya çalışırken, bir de sizin elinizden mi can vermek zorunda kalacağız? Siz o vahşeti işlerken, o akıl almaz cürümü gerçekleştirirken, adını anmak dahi istemediğim o murdar ellerinizle bir cana kıyarken, acaba şunu düşünebiliyor musunuz: Sizin de bir anneniz vardı! Sizin de bir kız kardeşiniz, bir ablanız vardı ve onlar da birer kadındı! Bunları düşünebilecek bir beyne sahip değil misiniz, yoksa o beyin dediğiniz organ çoktan iflas mı etti? Ne oldu size?! İnsanlığınızı mı kaybettiniz, yoksa zaten hiç mi sahip değildiniz?

 

Kadın olmak bu hayatta bu kadar zor olmamalı! Bir kadının olduğu yerde hayat vardır, çiçekler açar, bereket olur, güzellik olur. Çünkü o, anadır; evladını yetiştirendir. O, öğretmendir; geleceği inşa edendir! Hele ki öğretmenlerimiz... Onlar bizim kutsalımızdır, başımızın tacıdır! Kalbimizin en güzel köşesinde onlara ayrılmış bir yer vardır. Şu anda en yüksek makamda oturanlardan tutun da sokaktaki en garibana kadar her bireyin geçmişinde mutlaka bir öğretmenin eli vardır. Peki ya sizin geçmişinizde yok muydu?! Sizin elinizden tutan, size bir şeyler öğreten bir öğretmen yok muydu?! Varsa, nasıl oluyor da o ellere kıyıyorsunuz?!

 

Bu kadar kin, bu kadar nefret, bu kadar şiddet nasıl işliyor kanınıza? Nasıl bu hale geliyorsunuz?! Gerçekten anlamak mümkün değil! Bir insana saygınız olmayabilir, bu ayrı bir mesele. Ama öğretmenlik makamı öyle kutsal bir merci ki, onun yeri asla dolmaz, eşi benzeri yoktur! Bunu idrak edemeyecek kadar mı köreltiniz?!

 

Yine dönüyorum kadın meselesine. Kadınlarımıza, kızlarımıza yapılan bu vahşete artık nasıl bir önlem alınacak?! Ben burada oturup bunları yazarken bile çaresizlikten boğuluyorum, kelimeler boğazıma diziliyor, nefes alamıyorum! Daha kaç kadın ölecek? Daha kaç kız çocuğu toprağa verilecek? Hangi bahane, hangi gerekçe bunu meşrulaştırabilir? Hepinizden tiksiniyorum!

 

Çekin artık o kirli ellerinizi kadınlarımızdan, kızlarımızdan! Sıkıntınız neyse, derdiniz neyse gidin kendinize çare bulun! Tedavi olacaksanız olun, hastaneye yatacaksanız yatın, ne yapacaksanız yapın ama artık bizden, kadınlardan, kızlarımızdan elinizi eteğinizi çekin!

 

Kadının olduğu yerde hayat vardır, anlamaz mısınısınız?! Kadınsız bir dünya düşünebiliyor musunuz siz?! Hayal edin bir kere! Diyelim ki hepimizi katlettiniz, hepimizi öldürdünüz, her şeyi mahvettiniz. Sonra ne yapacaksınız bu dünyada? Keyfinize bakmaya devam mı edeceksiniz? Eve gittiğinizde elinizi uzatıp su isteyeceğiniz eşiniz, kızınız, anneniz olmayacak! Bunu hiç düşündünüz mü?!

 

Kelimeler yetmiyor! Düğümlenip kalıyor insanın boğazında. O kadar çok şey haykırmak istiyorum ki, o kadar çok şey söylemek istiyorum ki ama maalesef burada hepsini yazmak mümkün değil! İçim yanıyor, canım yanıyor!

 

Son kez söylüyorum: Derdinize derman arıyorsanız, sıkıntınıza çare arıyorsanız, lütfen kendinize bir yol bulun ama şiddet asla çözüm değil! Bunu o çalışmayan beyinlerinize bir kerecik sokun! Zaten beyin dediğiniz bir şey olsaydı, bu caniliği yapmazdınız!

 

asicieminebetul@gmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum